Bin Mezar, Bir Ben, Bir İhtiyar
Adındı bana isim verdiren, Ve adımdı seni sevmeyi gösteren Gençtim, sarhoştum, bir tutam da ahmak Ve unuttum, zehir değildi ki öldüren. ...
Adındı bana isim verdiren, Ve adımdı seni sevmeyi gösteren Gençtim, sarhoştum, bir tutam da ahmak Ve unuttum, zehir değildi ki öldüren. ...
Kimdir bu ruhu bedende bir kul kılan Kimsin ki sen bendeki arzuyu duyan? Milyar parçada bölünmüş bir tende hapsoldum Suskunluktan betermiş...
Gecenin ayazında Fuzuli’yi bekledim, Aşk, aşkımın ortasında terennüm. Her harfiyle susmuş, lâl olmuş Mecnun, Üflesem kül olacak her hecesi. Artık ne muamma...
gülüşünün uzattığı zeytin dalı değince gökyüzüne toprak yağmurla konuşmaya başlayacak kapat gözlerini kulaklarını dört aç o unutamadığın yollarda yürü usul usul çöz...
boynumuzda beş harfli bir ilmek kaydır ekranı anlamayacak kimse nasılsa yaşamaya hazırlıksız yakalandığını bir bardak çay söyle oradan buğusu yorulmamış olsun davetkâr...
Bir zamanlar sonu ve başı düşünürdüm Nerden sardım başıma bu cefayı Ve inan anıları suçlardım özlerken sefâyı Öyle anlarda ısınmazdı yüreğim, üşürdüm...
Deminde bir akşamın alev yakarken bulutları Kızıl sular ardından derinlere bırakırdı kendini Uzak denizlere bakışlar dalıyor ve ahıtları Sessiz oluyor tüm bunlar...
Ne günlere kalacak bu feryat ne günlere kaldı yarınım? Ne bir bulut görür bugün ne de sonu vardır dünyadaki sanrının… Heyhat demeye...
Nerden eser bu nedamet, neden sıkar bu canı? Nerden girilir fasla, nasıl akıtır bu kanı? Pek unutulmuş diyardan, çok anılmayacak sözler....
Kara bulutlar altında bir çocuk da Uzanıyor sahilde, kendince çırpınıyor Durgun vücudunu zalimce hırpalıyor Kumlar arasında derince bir oyukta Durmuyor ağlaması ince...
Bir kaç adımda bir topallarım Düşünür durur afallarım Çokça laf arasında toparlarım Bir kaç adımda bir topallarım Sanki hiç etmemiş gibi ihanet...
Aydınlatır mumlar geceleri olanları Bir kendi ve bir avuç ateştir figanları Çırpınır durur göstermek için endamını âyanda Belki bir umut, gelir ince...
Tek bir sen gelsen tedbir sormaz gül hiç Dillerden düşmüş, kalpten çıkmaz behiç Dem sensin, açsın sümbül ‘mündemiç’ Cellatmış aşk sessiz,...
Şu köşedeki çocuğu diyorum. Sahi size ondan hiç bahsetmedim değil mi? Hafta içi okuldan sonra, hafta sonu sabah erkenden Hüzün gibi çöker...
Soluk yüzün gönül telinde bir şiir kopar Ölür alem ki güzde pek çetin akşamlar doğar Ve hallerimde oldu teslimim bu demli akşama,...
Bir avuç epsem nale, Eksilmesin başımdan. Bilemez hergiz kamu Anlamaz gözyaşımdan. Şu görklü yalnızlığı, Okur musun benimle? Alımsız uzaklığı, Aşsak ellerimizle. Bir...
masal içre bir zaman rüyalarda savrulan zarif mavi bir güle ağlamaklığım söyle can bahşeden nefesin düşelden üzerime nefheder güzel sesin ışıksız kandilime...
Servi Kâbusu Dönüp bakıyorum Yepyenik bir kürdan Cam kenarında Bir çay bardağında Yarı belinde su Ve mülevves ve temiz Dönüp bakıyorum arada...

Yazarın 10 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını GörüntüleYazarın 1 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını Görüntüle
Yazarın 4 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını GörüntüleYazarın 2 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını Görüntüle
Yazarın 12 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını Görüntüle
Yazarın 2 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını GörüntüleYazarın 1 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını Görüntüle
Yazarın 5 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını GörüntüleYazarın 1 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını Görüntüle
Yazarın 1 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını Görüntüle
Yazarın 28 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını Görüntüle
Yazarın 11 yazısı bulunuyor.
Yazarın Tüm Yazılarını Görüntüle