Tecella | Arama Sayfası

YAYIM TARİHİ
12 Nisan 2026
OKUNMA SAYISI
24
Bin Mezar, Bir Ben, Bir İhtiyar

Bin Mezar, Bir Ben, Bir İhtiyar

Adındı bana isim verdiren,

Ve adımdı seni sevmeyi gösteren

Gençtim, sarhoştum, bir tutam da ahmak

Ve unuttum, zehir değildi ki öldüren.

 

Damla damla kuru bez nasıl çekerse sineye

Öyle susamış, öyle hasret kaldım ki aşk dolu çileye

Öldüm, dirildim; bin çölde bin tipiye tutuldum.

Kayboldum fezâlar sınırında, kayan yıldız tutunmuş dileğe

 

Bin kevkeb gördüm, şavkıyla mağrur ederken

Kustum, kusturdun bu hayatı yaşarken

Kararan eflatun rengiyle bir semâ boyandı

Ve insan en çok yaralar kendini, günahına koşarken

 

Bin mezar gördüm, bir ben, bir ihtiyar

Dalmışım gaflete, geçiyordum adım adım

Cevizleri attı arkamdan ve seslendi o bahtiyar;

Ne de zormuş kırık yollardan geçerken hayatım

 

Aşk, hayat, ölüm; varlık, yokluk ve bir niçin uğrunda

Anlar mı insan ne vardır solmayan yolun sonunda

Bir ışık, bir karanlık, bir de buradan geçen yola kapı vardır

Adındı bulduran yolu; kayboldum, adını duyma yolunda

 

Sendin, sensin bu dermansızın dermanı

İşte ”şimdi” denirse bulduğumda o vuslat anı

Ve bu hayat ki tiz sesli, ölümedir feryadı

Yoktur adından başka bir ad, budur onun fermanı.